Hadise mi o! Şaşırtan benzerlik

Onur Baştürk:

Hakikaten benzemiş Hadise’ye. Photoshop fazla abartılmış sanki.

Savaş Özbey:

Deniz photoshop’u çok abartıyor. Ben de benzettim Hadise’ye

Orkun Ün:

Vallahi benzemiş. Uzaktan bakın, “Hadise mi ya o?” diye mırıldanıyorsunuz hemen. Deniz Seki’nin başı yıllardır paylaştığı fotoğraflarla dertte. Bir lobi var hep onunla uğraşıyor, “Photoshop kurbanı Deniz” haberlerinin sayısını takip etmek imkânsız. Ama artık eminim bilerek yapıyor bunları. Hoşuna gidiyor onun da, belli.

Ömür Gedik:

Bence sadece Hadise’ye değil başka bir sürü ünlüye benzemiş. Deniz çok tatlı ve sosyal medyasıyla, verdiği pozlarla uğraşıyor, arada böyle şeyler de oluyor tabii.

Kadir çuvalladı
Alaçatı’daki bir mekânda, bir kadınla samimi şekilde görüntülenen Kadir Doğulu, “Benimle konuşmak isteyen herkesle sohbet ederim, bir müşkülü varsa dinlerim” dedi. Doğulu sizce inandırıcı mı, yoksa çuvalladı mı?

Onur Baştürk:

Yani hiç açıklama yapmasa daha iyiydi. Bu açıklamayla kendini ele vermiş oldu. Üste çıkmaya çalışan bir hava, inandırıcı olmayan bir gerekçe ve daha neler neler…

Savaş Özbey:

Valla bize göre çuvalladı ama eşi Neslihan Atagül’e göre inandırıcı ve o görüntüler “gürültülü ortamda normal bir konuşma”… Gürültü-müşkül diyalektiği tabii ki herkesten önce kendilerini ilgilendirir. Atagül ikna olduktan sonra kimseye söz düşmez tabii.

Orkun Ün:

Çuvalladı tabii. Sormak isterim Kadir Bey’e,benim bir müşkülüm olsaydı benimle de öyle ilgilenir miydi? Yani olacak iş değil. Ego fışkıran bir açıklama yapmış resmen. “Herkesin müşkülünü dinlerim”, “O gece 80 kadınla konuştum” vesaire… Bıraksın bu işleri, bizler ondan daha akıllıyız eminim. Yemeyiz bunları. Neyse sen otur Kadir, sıfır!

Ömür Gedik:

Hem inandırıcı, hem çuvalladı. İnsanları dinlemesinde, konuşmasında bir sorun yok ama o gece özelinde o ortamda dert dinlenmez. “Çok gürültü var, menajerime mesaj atın” der geçersin. Ders almıştır herhalde. Ve diğer ünlü erkeklere de örnek olmuştur.

Aşkları gerçek değil miydi?
Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu, ilişkilerinin en başından beri “mükemmel ve âşık çift” imajı çiziyordu. Sizce tüm bunlar gerçek değil miydi?

Ömür Gedik: Neden gerçek olmasın ki? Hele bir “bal böceğim” videoları var ki açıp açıp izliyorum, sevgi dolu ve samimiler. Sevgiyi kıskanmasak…

Onur Baştürk: Gerçekti ya da değildi ama o kalıba bir süre sonra onlar da inandılar sanırım. Şimdi de o imaj böyle basit bir görüntü yüzünden umulmadık bir şekilde yara aldı. 

Savaş Özbey: “Mükemmel âşık çift”in üstüne o kadar oynadılar, o kadar yatırım yaptılar, o kadar darladılar ki insanları, galiba olaya tepki de biraz bundan büyüdü. “E hani hepimiz mutsuzduk, bir siz ideal çifttiniz?” reaksiyonuyla bu kadar gündeme geldi bu mevzu. Aldatma, aşırı samimiyet ya da başka bir şey… İnsanlar yaşanan şeye değil, gözlerine sokulan abartılı tiyatroya kızdılar aslında.

Orkun Ün: Bence gerçek değildi. İnsan kendinde ne eksikse onu konuşur, ondan bahseder. Onlarda, görünenin aksine en eksik olan aşk ve saygıydı bence. Kendilerini garip bir oyunun içine sokmuşlardı ve zaman zaman cahil oyuncu ve şarkıcı tayfasını da yanlarına çekmeye çalışıyorlardı. Neyse ki patladı o balon…

İkonik pozlar
Ajda Pekkan’ın Vogue dergisine verdiği pozlar çok konuşuldu. Nasıl buldunuz “ikon” pozlarını?

Savaş Özbey: Bayıldım. Marilyn Monroe ya da Audrey Hepburn filmlerinden fırlamış gibi. “Türkiye’nin en Batılı figürü, yurtdışı tanıtımlarında bir şekilde mutlaka kullanılmalı” diye yazdım. Bakın onda da photoshop var ama bunu Ajda olarak yapıyor. Ajda’nın photoshop’lu halini görüyoruz. Deniz Seki gibi bir başkasına dönüşmüyor.

Orkun Ün: Tabii ki güzel. Aksini söylersek ‘lal’ oluruz bence. Ajda Hanım her zaman star. Örnek olsun bence hem gençlere hem yaşıtlarına.

Onur Baştürk: Pozların hepsi pek ikonik. Cüneyt Akeroğlu’nun eline sağlık. Ajda’nın hak ettiği pozlar hepsi. Unutulmaz ve zamansız.

Ömür Gedik: Star pozları, spor, genç ve dinamik…

Gerçekçi değil
“Çağatay Ulusoy ve Ece Sükan aşk yaşıyor” dedikodusuna ne diyorsunuz? Yorumlarınızı alalım…

Savaş Özbey:

Hiçbir bilgiye dayanmadan sadece fikrimi söylüyorum, yok öyle bir şey. Belki de Ece’yi biraz tanıdığım için. Yani birbirlerine çok uygun değillermiş gibi geliyor.

Onur Baştürk:

Ben de Savaş gibi inanmadım bu söylentiye. Pek gerçekçi gelmedi. Ortamlarda azıcık yan yana görülen herkesin sonu flört değil hani.

Ömür Gedik:

Dedikodu diyorum. Sanmıyorum böyle bir şey olduğunu.

Orkun Ün: Hiç ilgilenmiyorum desem? Sonra da “Nedir bu erkeklerin kendilerinden yaşça büyük kadın sevdası” diye sorsam…

FBI’dan temiz kâğıdı
Demet Akalın, geçmişte Amerika’da trafik kazası yapan Okan Kurt ülkeden vize alamayınca “FBI’dan temiz kâğıdı” aldırdığını açıkladı. “FBI’dan temiz kâğıdı almak” diye bir şey var mı sizce?

Orkun Ün:

Sanmam, yoktur öyle temiz kâğıdı falan. Hem nasıl alınıyor ki? Nereye başvuruyorsun mesela? Hahahah. Başka bir yazı aldırmıştır, ona da bizler anlayalım diye “temiz kâğıdı” demiştir bence Demet.

Onur Baştürk: İlahi Demet! FBI’dan temiz kâğıdı nasıl alınıyor? Öyle başvurunca veriyorlar mı herkese? Okan Kurt belki de herkes gibi vize mağdurudur sadece.

Savaş Özbey: FBI’a ısmarladım, tez gele, tez gele… Temiz kâğıdı isteyince FBI ne yazmış? “Efendi çocuktur. Ağırbaşlı. Eli ayağı da düzgün, aile babası. Verin gitsin vizeyi mi” Federal Soruşturma Bürosu’nun işi ne ki zaten? Tabii ki bunlarla uğraşacak. Hele bir uğraşmasın, Akalın basar giderli şarkıyı: “Nerede bu büro? Nerede bu Birleşik Devlet?”

Ömür Gedik: Varsa böyle bir kâğıt, kadınlar FBI kapısında kuyruk olur. Çevremde dedektif tutan tutana. FBI iyi fikirmiş!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir