Küresel finansal pazarlarda olumsuz bir görünüm hakimken, artan tahvil getirileri şirket değerlemeleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bugün, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) toplantı tutanakları ve Nvidia’nın mali raporu yatırımcıların ilgisini çekiyor. Orta Doğu’daki gerilimler, piyasalara olan etkilerini giderek daha belirgin hale getiriyor. Bölgede 8 Nisan’dan beri süregelen ateşkese rağmen, petrol fiyatları yüksek seyrini koruyarak enflasyon endişelerini artırmayı sürdürüyor.
Artan enflasyon korkuları, tahvil piyasalarında satış baskısının devam etmesine yol açıyor. Analistler, ABD’deki güçlü enflasyon endişelerinin ve makroekonomik verilerin ekonomideki canlılığı işaret ettiğine dikkat çekerek, bu durumun tahvil piyasalarındaki düşüşü tetiklediğini belirtiyor. Fed’in politikalarına yönelik beklentilerin savaş öncesi döneme göre daha “şahin” bir hale gelmesi, bu baskıyı artırıyor. Para piyasalarında, Fed’in aralık ayında faiz oranlarını 25 baz puan artırma olasılığı yüzde 73’e yükselmiş durumda.
Tahvil faizlerindeki artış, küresel piyasalarda yatırımcı davranışlarını da etkiliyor. Yüzde 5 seviyelerine yaklaşan ABD tahvil getirileri, risk-getiri dengesini yeniden şekillendirirken, yatırımcıların hisse senedi pozisyonlarını azaltmasına neden oluyor. Ayrıca, yükselen tahvil faizlerinin şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırdığı ve karlılık görünümüne yönelik endişelerin hisse senedi piyasalarındaki zayıflığın ana nedenleri arasında yer aldığı ifade ediliyor.
Bir süredir yapay zeka odaklı gelişmelerin etkisini hissettiren piyasalarda, ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın mali sonuçları ve Fed’in toplantı tutanakları dikkatle izleniyor. Fed’in tutanaklarında, bankanın gelecekteki adımları hakkında ipuçları aranıyor. Öte yandan, ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri eylemlerinin Kongre onayına tabi olmasını öneren bir “savaş yetkileri” tasarısını görüştü. Trump’ın veto etmesine kesin gözüyle bakılan bu tasarı, ABD Kongresi’ndeki Cumhuriyetçiler arasında İran’la savaşın uzamasına yönelik duyulan rahatsızlığı yansıtıyor.
Dün, ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,6833 ile 16 Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. 30 yıllık hazine tahvil faizi ise yüzde 5,19’un üzerine çıkarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bugün itibarıyla ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,65 seviyelerinde dengelendi. Analistler, yükselen tahvil faizlerinin tahvil fiyatlarıyla ters yönde hareket ettiğini, bu durumun tahvil satışlarını artırdığını belirtiyor.
Fed’e ilişkin tahminlerin “şahin” bir yönde ilerlemesiyle birlikte, dolar endeksi kritik 100 seviyesine yakın kalmaya devam ediyor. Güçlü dolar ve artan tahvil faizleri nedeniyle alternatif maliyeti artan altının ons fiyatı, dünde yüzde 1,9 düşüşle 4,481 dolara geriledi ve yeni günde de yüzde 0,3 azalarak 4,466 dolardan işlem görüyor. Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle yüksek seyrini sürdüren Brent petrolün varil fiyatı ise yeni işlem gününde yüzde 0,5 düşüşle 107 dolara geriledi. Bu gelişmeler ışığında, S&P 500 endeksi yüzde 0,67, Nasdaq endeksi yüzde 0,84 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,65 oranında değer kaybetti.